|
Pekçok araştırmacı
tarafından tanımlanmış olan leonardit, yağışlı bölgelerde
bitki bolluğu yüzünden ötrofik, oksijeni az olan, göl
diplerinde çürümüş maddelerin çözülmesiyle oluşmuş, plastik
yapılı, organik maddesi kolay tanınan ve bol miktarda
organizma artığı içeren sedimenter birikimler şeklinde ifade
edilebilir. Leonardit, yüksek oranda karbon ve humik asitler
içeren, kömür düzeyine ulaşmamış doğal bir organik materyaldir
ve organik madde içeriği % 75 gibi bir değere
ulaşabilmektedir.
Leonardit, içerisinde organik madde bulunan koyu renkli ve
yumuşak tatlı su çamurtaşıdır. İçerisindeki organik maddeler
az veya çok görülebilir. Suyu besin ve oksijence zengin olan
bataklık veya göllerdeki çökelmelerle oluşur. Havasız ortamda
oluşan tortul kayaçlardır.
Leonardit genellikle yeşil renkli olmakla beraber kahverengide
olabilir. Kuruduğunda rengi açılarak gri renk olur. Yaş
durumda iken elastik, kauçuk yapıdadır. Tansiyon ve eğilme
sonucu kolay kırılma gösterir. Kuruduğunda kuvvetlice
büzülerek düşük yoğunlukta sert toprakları oluşturur.
Leonardit, toprak sınıflandırma sistemlerinde, organik
topraklar ordosunda ele alınmaktadır. Çeşitli alt tip ve
varyetelere ayrılmaktadır. Çamurumsu yapıda, gri,
gri-kahverengiden siyahımsıya kadar değişen renklerde, besin
maddesi, oksijen ve sularda yaşayan organizmalarca zengin,
çeşitli miktarlarda organik madde içeren, alg kapsayan
tabakalarda bitkilerin fazla ayrışmaları sonucu oluşan bir
çeşit toprak olarak düşünülmektedir.
Leonardit materyali bitki besin elementleri bakımından
toprakla kıyaslandığında, fosfor (P 2 O 5 ) yönünden yüksek,
potasyum (K) bakımından fakirdir, kalsiyum karbonat içerikleri
çok yüksek, toprak reaksiyonları (pH) nötr civarındadır. Mikro
elementlerden bitki tarafından alınabilir Fe, Mn, Cu, Zn
analizleri yapılmış ve bu mikro elementlerin yeter düzeyde
olduğu saptanmıştır. Leonardit materyalinin bitki gelişimini
engelleyecek düzeyde bor içermediği belirlenmiştir.
itki besin elementleri içermesi, toksik element içeriğinin
düşük olması ve humik asit içeriğinin yüksek olması nedeniyle
ülkemizde bugüne kadar yapılan araştırmaların büyük bir
kısmında leonardit'in gübre olarak kullanım potansiyeli
üzerinde özellikle durulmuş ve bitki verimine etkisi, gübre
değeri, organik madde içeriği ve humin madde içeriğinin
değerlendirilmesi gibi konularda çabalar sarfedilmiştir. Bates
ve Jackson (1980), kuru bazda linyit, torf, humus ve leonardit
materyallerinin genellikle %5 - %20 arasında hümik asit
içerdiğini rapor etmiştir. Humik maddelerin kök gelişimini,
sürgün gelişimine göre arttırdığı, makro besin elementlerinin
alınmasında etkili oldukları, metal katyonları ile kompleks
oluşturdukları, bazılarının alımını arttırıcı, bazılarının da
alımını azaltıcı etkide bulundukları yapılan araştırmalarla
ortaya konulmuştur. Humin maddelerin uygun mineral besin
maddelerinin bulunduğu ortamlarda toprakların biyolojik
özellikleri üzerine olumlu etkilerde bulunduğu birçok
araştırmayla ifade edilmiştir.
|